Kompost Yapımında Sık Yapılan Hatalar
İlk kompost yığınımı balkonun köşesinde, kapağı delinmiş eski bir çöp kovasında kurdum. İki hafta sonra kapağı açtığımda burnuma çarpan koku o kadar keskindi ki, kovayı olduğu gibi kaldırıp bahçeye taşıdım. O gün anladım ki kompost "at ve bekle" işi değil; anladığın anda da çok kolaylaşan bir iş. Aradan geçen yıllarda kendi hatalarımı ve bana danışan komşularımın hatalarını bir bir gördüm, ve şunu söyleyebilirim: kompost sorunları neredeyse her zaman aynı üç dört sebepten çıkıyor. Nem, hava, malzeme dengesi ve parça boyutu. Gerisi detay.
Aşağıda hem kokuyla, sinekle, sulanmayla ilgili şikâyetleri hem de "aylar geçti hâlâ çürümedi" derdini kendi deneyimimle anlatacağım. Yeni başlıyorsan, evde kompost yapımının temel kurulumunu bir kez okuduktan sonra buraya dönmen en mantıklısı; çünkü burada anlattıklarım o temelin üzerine oturuyor.
Koku, Sinek ve Sulanma: Yığın Boğulduğunda Ne Oluyor?
Sağlıklı bir kompost, orman toprağı gibi kokar. Elini soktuğunda ılıktır, nemlidir ama damlamaz. Eğer yığınından çöp konteynerini andıran bir koku geliyorsa, olay basit: içeride oksijen kalmamış. Oksijensiz ortamda çalışan bakteriler farklı çalışır ve o keskin kokuları üretirler. Yani koku bir ceza değil, bir mesaj.
Fazla yaş malzeme, hiç kuru malzeme
Benim ilk hatam buydu. Mutfaktan çıkan her şeyi atıyordum: çay posası, kavun kabuğu, salatalık, domates, patates kabuğu. Hepsi su. Yığın bir süre sonra çamura dönüştü. Çözüm bende şöyle işledi: mutfaktan bir kap yaş atık attığımda, üzerine iki kap kadar kuru malzeme serptim. Kuru malzeme dediğim şey kuru yaprak, karton parçaları, gazete şeritleri, saman, kuru bitki sapları, testere talaşı (boyasız ahşaptan). Gözünle bakınca yığın "kuru" görünmeli, elle sıktığında nem vermeli.
Bana en çok yardımcı olan alışkanlık, sonbaharda topladığım kuru yaprakları büyük bir çuvalda kompostun yanında saklamak oldu. Kışın ve ilkbaharda mutfak atığı bol, kuru malzeme kıt olur; o çuval hayat kurtarıyor.
Havalandırmayı unutmak
Yığını hiç karıştırmazsan alt kısmı sıkışır ve hava geçirmez. Ben haftada bir, bahçe çatalıyla dipten yukarı doğru çeviriyorum. Bu iş beş dakika sürüyor ama kokunun büyük kısmını tek başına çözüyor. Kapalı bir kova ya da varil kullanıyorsan yan yüzeylerine de mutlaka delik açmalısın; sadece kapağa delik açmak yetmiyor, bunu ilk kovamda öğrendim.
Yığına girmemesi gerekenler
Et, kemik, balık, süt ürünleri, yağlı yemek artıkları ve pişmiş yağlı pilav benim yığınıma hiç girmedi; girenlerde ise sinek ve kedi ziyareti kaçınılmaz oldu. Bir de sirke sineği meselesi var: meyve kabuklarını yığının yüzeyinde bırakırsan bulut gibi sinek toplanır. Ben meyve atıklarını attıktan sonra üzerini bir tutam kuru yaprak veya bir avuç eski toprakla kapatıyorum. O kadar.
"Aylar Geçti, Hiçbir Şey Olmuyor" Diyorsan
İkinci büyük şikâyet kokunun tam tersi: yığın sessiz, soğuk, atıklar attığın günkü gibi duruyor. Bu durumda çürüme durmamıştır, sadece çok yavaşlamıştır. Sebeplerini şu tabloya sıkıştırabilirim:
| Belirti | Muhtemel sebep | Benim çözümüm |
|---|---|---|
| Yığın kuru, çıtır çıtır | Nem eksik | Katman katman sulayıp karıştırmak |
| Malzeme bütün, tanınıyor | Parçalar iri | Bıçakla veya makasla küçültmek |
| Isınma hiç olmuyor | Yığın küçük veya azotu az | Hacmi büyütmek, yeşil atık eklemek |
| Sadece dış yüzey kuru | Rüzgâr ve güneş | Üstünü karton veya çuvalla kapatmak |
Nem dengesini gözle değil elle ölçmek
Yıllardır kullandığım tek test: bir tutam kompostu avucumda sıkıyorum. Su damlıyorsa fazla ıslak, dağılıp toz gibi savruluyorsa fazla kuru. Sıkıldığında topak halinde duruyor ve parmaklarım hafif nemleniyorsa tam kıvamında. Yazın sıcak günlerde yığınıma haftada bir su veriyorum; bitkilerin sulama planını yaparken kompostu da o listeye ekledim, yoksa unutuyorum.
Parça boyutu her şeyi değiştiriyor
Bütün bir kabak kabuğu üç ayda çözülüyorsa, dört parçaya bölünmüşü bir ayda çözülüyor. Yumurta kabuklarını elimle ezmeden atmayı bıraktım, çünkü bir yıl sonra hâlâ olduğu gibi çıkıyorlardı. Karton kutuları da avuç içi büyüklüğünde yırtıyorum. Bu ekstra iki dakikalık iş, bekleme süresini gerçekten yarıya indiriyor.
Yığının hacmi ve yeri
Çok küçük bir yığın ısı tutamaz. Benim tecrübemde bir kova, olgunlaşmayı ciddi biçimde yavaşlatıyor; en az bir metreküpe yakın bir hacme çıktığımda içeride elle hissedilen bir sıcaklık oluştu. Yer seçiminde de yarı gölge, rüzgâr almayan bir köşe en iyisi. Tam güneşte yığın sürekli kuruyor, tam gölgede ve çukurda ise su birikiyor. Bahçe alanını hazırlarken kompostun yerini baştan planlamak, sonra taşımaktan çok daha kolay.
Kapanışta Küçük Bir Hatırlatma
Bir de olgunlaşmamış kompostu bitkilere vermek var; en pahalı hatalardan biri. Henüz çürümesini bitirmemiş malzeme toprakta çürümeye devam ederken bitkinin ihtiyacı olan azotu geçici olarak tutar ve fidelerin sararmasına yol açar. Ben elekten geçirdiğimde içinden tanınabilir parça çıkmıyorsa ve orman kokuyorsa kullanıyorum; çıkanları tekrar yığına atıyorum.